Tek Gözlü Devlerin Yönettiği, Ütopik Fısıltılar Korosu

May 19, 2009

Başlığı elimden geldiğince bir yığın isim tamlamaları ile yaptım belki bu yazı dikkatinizi çeker diye!. :-) Bugün tatil olması münasebeti ile JWF geliştirmesi ile uğraşırken, takıldığım bir konuda yardım almak için @yalazi‘ya müracat ettim. Sohbet sohbeti açtı ve akşam kendisi ile buluştuk.

Kendisi web çatılarından nefret etmesi münasebeti ile üzerinde çalıştığım JWF’i kendisinin beğenisine sundum. Sanırım bu sefer doğru yolda ilerliyorum. :) JWF beni tanıyanlar bilir bir türlü tamamlayamamıştım. Neyse..

Aslında sohbetimizin en dikkat çeken tarafı, blog@yalazi üzerinde bulunan, “On Simulation-Reality Prediction” başlıklı yazısı. Yazı kısaca şundan söz ediyor, dünyadaki herşeyi simüle eden bir yazılım yazsak ve bu yazılım ile gerçek yaşamdan bir anı ve simülasyon yazılımını eş zamanlı çalıştırarak aynı sonuca ulaşırsak, geleceğe dair “bazı şeyleri daha yaşanmadan hesaplamak mümkün müdür?” sorusunu dile getiriyordu. İşte bizim ütopya fısıltılarımız evrene bu noktadan itibaren yayılmaya başladı..

Yalazı öyle ilgimi çeken bir konuya parmak basmıştı ki, “ütopya master planım” diyebileceğim fikrimi paylaştım kendisi ile. Aynı çözümün farklı bir amaç için kullanımından başka birşey değildi bu fikir. Ben de dünyada ki, tüm yaşanmışların modellenebileceğine inananlardanım. Yarı profesyonel olarak ilgilendiğim bir konu olan Öyküleme (Tiyatro, Sinema, Roman) sanatında bazı kalıplar vardır. “İki köpek bir kemik” (iki adam bir kadın) gibi. Aşağı yukarı aynı öykü üzerine kuruludur bu kalıplar, Bir sorunun birçok çözümü olabilir ama bu çözümler sonsuz değildir. Aynı bir satranç oyunu programlaması gibi olabilecek tüm doğru hamleler bellidir. Bu da bize benim ütopya projeme götürüyor, bir sorun karşısında bizim danışabileceğimiz, doğru yolu seçmek için bize yol gösterecek, “Bilgisayar Yaşam Asistanı”. Hele günümüzde herkes’in elinde PDA benzeri cep telefonları olduğunu ve sürekli nette olduğumuzu düşünürsek bu çok da ütopik gelmiyor insana :)

Tekrar Yalazı’nın yazısına geri dönersem, simülasyon ve gerçekliğin 5 saat sonrasına gittiğimizde aynı sonuç çıkmıyorsa burada oluşan fark kümesi bizim çözüm için gerekli olan yol haritamızı verebilir sanırım. En azından Yalazı’nın iddiasından benim anladığım sonuç bu şekilde.

Peki şimdi anlatılmak isteneni anladıktan sonra bunun mümkün olup olmadığına bir bakalım. Modelleyebilmemiz için ciddi bir veri yığınına ihtiyacımız var. Nasıl böyle bir model içerik oluştururuz diye düşünüyorum bir an ve Internet cevabı ile Arşimet gibi buldum buldum nidaları atıyorum bir an!. Peki nasıl modellenecek, Web 2.0 ve servisleri ile bu veri toplanabilir mi? Evet!. Peki nasıl anlamlandırılacak belki Web 3.0 bir başlangıç olabilir. Peki bize nasıl ulaşacak, iPhone ve Android gibi araçlar ile olması pek muhtemel görünüyor. Peki bunu parametrelere sahip kaç “Tek Gözlü Dev” tanıyoruz!. Bence bir tane var, O da Google!.. Belki de Google’ın Master Planı böyle birşeydir kimbilir :)

Peki Bilgisayar Bilimlerinde bu konunun hangi başlık adı altında geçtiğini biliyor musunuz?  Şu kitapta anlatılan Modeling ve Simulations kavramları olabilir mi?

Bu kadar ütopik muhabbetten sonra, son birşey daha söylemek istiyorum. Veritabanı programcılığı dışında Bilgisayar Bilimlerinin incelediği konular hakkında konuşmayı çok  özlemişim… Yalazı çok saolsın!..